Pencereler rengarenk çiçek
tarhları,
Bir orgun ezgileri yansımakta içeriye.
Duvar kağıtlarında gölge oyunları,
Şaşılası çılgın, birbirini izlemekte.
Çalılar sallanmakta yalazlanmışçasına,
ve bir sivrisinek sürüsünün sazları.
Ekin biçilmekte uzak tarlada,
Ve sonra, yaşlanmış bir suyun şarkısı.
Kimin soluğudur beni okşamaya
gelen?
Tuhaf işaretler çizmekte kırlangıçlar.
Sınırsızlıkta akıp giden,
Ta orada altın renkli ormanlar.
Alevlerin parıltısı yükselmekte
tarhlardan.
Sarımsı duvar kağıtlarında ise,
Hazdan çıldırmış oyunlar.
Biri başını uzatıp bakmakta kapıdan.
Tatlı bir tütsü ve armut
kokusu,
Camlardan ve sandıktan yansır günbatımı.
Ve beyaz yıldızlara doğru
Eğilir birinin sıcak alnı.