Bu geç günler, sanki birer
hayaletten farksız,
Neredeyse hastaların bakışları gibi, ışığa izinli.
Ama gözlerinin dilsiz yakınmasında, bakarsınız
Daha şimdiden onlara dönük gecenin gölgeleri,
Gülümsemektedirler herhalde
ve düşünürler
Ortalığı şarkılarla titreten, yarı unutulmuş şenlikleri,
O şenlikler ki, suskunluğun yakışmadığı hüzünlü jestler
Ararlar kendilerine uygun düşecek sözlcükleri.
Böylece güneş, hala vurur
hasta çiçeklere
Ve kucağımda ölümün sertliğini taşıyan bir hazzın,
Bırakır onları temiz esintilere, ürpersinler diye.
Fısıltılar ve akşam isileri
sarar kızıl ormanları,
Sanki bir ölüm gecesinin habercisidir ağaçkakanlar,
Boğuk mezarlardan yükselircesine yankıları.