Şimdi in ey aşağı Titanların
çocuğu,
Ve uyandır artık bağrındaki o delice sevileni!
İn aşağı ve sar
Rüyalara dalmış başı narin çiçeklerle.
Tutuştur ürperen gökyüzünü parlak bir meşaleyle,
Tutuştur ki, solan yıldızların sesi duyulsun
Ve eriyip gitsin gecenin tülleri
Alevleri arasında,
İçinde yeryüzünden kaçan kışın hala
Uğultularıyla buz gibi tehditler yağdırdığı
Ve uzak cennetlerin parıltılarla açıldığı
Dev bulutlar un ufak olsun.
Ve ondan sonra sen, görkeminle ve uçuşan saçlarınla
İndiğinde aşağı, karşılar toprak ana mutlu bir suskunlukla
Ateşli talibini, ve senin vahşi, fırtınalı kucaklayışınla
Sarılarak, açar sana o kutsal kucağını.
Ve çiçeklerle tutuşan sen, yaşamın tohumlarını
Uyandırdığında toprakta, sen sana benzediğince
Sana benzeyen, senin iradenden bağımlı, hep dalgalı
Bir yüce gelecek galebe çalsın geçmişe,
Toprakta sonrasız gizemli bir şey, gelecekte
Tanımsız bir güzellikle yenilensin bir kez daha
Diye, o zaman kaplar sarhoş toprağı
Sezgilerin en tatlısı.